ABD ile Suudi Arabistan arasında tarihi bir "sivil" nükleer anlaşma imzalandı. Sivil nükleer teknoloji anlaşmasının ayrıntıları paylaşılmadı ancak ABD medyasına göre, Suudi Arabistan ABD tarafından inşa edilecek tesiste yakıt üretmek için uranyum zenginleştirebilecek.
Amerikan ve Suudi yetkililer anlaşmanın "barışçıl nükleer" amaçlı olduğunu ileri sürdü, iki ülke arasında onlarca yıllık stratejik bir işbirliğini kapsadığını açıkladı. Uranyum zenginleştirme tesisi kuracak olan Amerikan şirketleri milyarlarca dolar kazanacak.
ATOM BOMBASI YAPABİLİR
Uranyum zenginleştirme atom bombasına ve nükleer silah yapımına giden yolun başlangıcı. Uranyum, elektrik santrallerinde yakıt olarak kullanılabildiği gibi nükleer bomba yapımında da kullanılabiliyor. Uzmanlar bunun ABD açısından bir ilk olacağını ve zaten istikrarsız olan bir bölgede gelecekte nükleer silahların yayılması riskini doğurabileceğini söylüyor.
ABD’nin Ortadoğu’daki en yakın müttefiki İsrail de planın nihayetinde Suudi Arabistan’ın nükleer silah geliştirmesine imkân verebileceği yönünde endişeli. Anlaşma, Suudi Arabistan için önemli bir zafer anlamına geliyor ve Ortadoğu’daki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. Nükleer meselesi, aylar süren ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmanın merkezinde yer aldı.
İKİYÜZLÜLÜĞE SERT TEPKİ
Massachusetts Demokrat Senatörü Edward Markey, Rubio ve Trump’ı kınayan bir açıklama yayımladı ve "ikiyüzlülüklerinin ancak pervasızlıklarıyla yarışabileceğini" söyledi. Markey, "İran’ın nükleer bomba geliştirmesini önleme gerekçesiyle İran’a karşı savaş başlatırken saldırgan ve otoriter bir ülke olan Suudi Arabistan’ın nükleer silah teknolojileri geliştirmesine izin veriyorlar" dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Suudi Arabistan’ın gelecekte nükleer silah geliştirme kapasitesine sahip olabileceği yönündeki eleştirilere karşı çıktı. Rubio, Filipinler’deki konuşmasında, "ABD, dünyanın herhangi bir ülkesiyle nükleer silahların yayılması riskine yol açacak bir anlaşma yapmayacaktır" dedi.
ANLAŞMAYA KARŞILIK İSRAİL
Suudi Arabistan yıllardır bu anlaşma için bastırıyordu, ancak Washington, Riyad’ın İsrail’i tanıması ve diplomatik ilişkileri normalleştirmesini şart koşuyordu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise ABD Başkanı Donald Trump’ın sivil nükleer anlaşmasını Suudi Arabistan’ın İsrail’le normalleşmesi şartına bağlamasını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Washington’ın meseleyi ağırdan almasına karşı Suudilerin Rusya ve Çin ile temasa geçtiği bunun üzerine Trump’ın fırsatı kaçırmak istemediği ve anlaşmayı onayladığı da iddialar arasında. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’dan İsrail’i diplomatik olarak tanımasını talep etmekten vazgeçtiği iddia edilirken aksi de dillendiriliyor.
Anlaşma şimdi Kongre’nin incelemesine sunulacak. Uzun süredir İran misilleme saldırılarının hedefi olan Suudi Arabistan birçok ABD üssüne ev sahipliği yapıyor.
ABD Enerji Bakanlığı, işbirliği anlaşmasının yanı sıra bir ikili güvence anlaşmasının da imzalandığını belirtti. Açıklamada, bu iki anlaşmanın birlikte onlarca yıl sürecek ve milyarlarca dolarlık bir ortaklığın hukuki temelini oluşturacağı kaydedildi. ABD Enerji Bakanı Chris Wright, "Bu anlaşmalar dünyanın en iyi nükleer teknolojisine ve yine burada, ABD’de geliştirilmiş en iyi bilim insanlarına dayanırken nükleer güvenlik ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin en yüksek standartları koruduğundan emin olabilirsiniz" dedi.
Suudi hükümeti anlaşmanın "iki ülke arasındaki enerji sektöründeki mevcut işbirliğinin bir uzantısını temsil ettiğini" söyledi ve bunun Suudi liderin Kasım 2025’te Washington’u ziyaret etmesinin ardından geldiğini belirtti.
SAVAŞ NEDENİYDİ
ABD ve İsrail uzun yıllardır “nükleer silah” yapacak iddiasıyla İran’ı hedef tahtasına oturtmuştu. Son bir yılda açılan ve halen süren savaşın en büyük bahanesi de “nükleer program”dı. İki ülke son olarak 28 Şubat’ta İran’a saldırmalarının nedenlerinden birinin İran’ın hiçbir zaman nükleer silah geliştirememesini sağlamak olduğunu söylüyor. Tahran ise böyle bir planı olmadığını ifade ediyor.
Suudi Arabistan’ın fiili yöneticisi Veliaht Prens Muhammed bin Selman (MbS), 2018’de CBS News’e verdiği röportajda ülkesinin nükleer silah edinmeyi planlamadığını söyledi ancak “İran nükleer bomba geliştirirse, hiç şüphesiz biz de mümkün olan en kısa sürede aynı yolu izleriz” dedi. İran’a savaş açan Suudi Arabistan’ı nükleer sahibi yapacak olan ABD ve İsrail’in yanı sıra dünya üzerinde Çin, Fransa, İngiltere, Rusya, Pakistan, Kuzey Kore ve Hindistan nükleer silah sahibi. İsrail atom bombası ve nükleer silah sahibi olduğunu resmen kabul etmiş değil.