CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenleyen Orhan Sarıbal, üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekti. Çiftçinin yalnızca üretim yapmasının yeterli olmadığını belirten Sarıbal, üreticinin yaptığı işten gelir elde edebilmesi, insanca yaşayabilmesi ve bir sonraki sezon yeniden üretim yapabilecek ekonomik güce sahip olması gerektiğini söyledi.

Ayçiçeği için 42,45 TL ve üzeri fiyat beklentisine dikkat çekti

Ayçiçeği üretimindeki sorunlara değinen Sarıbal, açıklanacak alım fiyatının üretim maliyetinin altında kalmaması gerektiğini ifade etti. Üreticinin fiyatı ekim kararından önce bilmesinin önem taşıdığını belirten Sarıbal, piyasanın farklı aktörler tarafından farklı fiyatlarla yönlendirilmesinin önüne kamunun geçmesi gerektiğini savundu.

Üreticilerin kilogram başına 42,45 TL ve üzerindeki fiyat beklentisinin dikkate alınmasını isteyen Sarıbal, Trakya Birlik, Çukobirlik, Karadeniz ve Konya Şeker gibi kooperatif ve üretici kuruluşlarının ürün alım gücünün artırılması gerektiğini söyledi. Böylece çiftçinin ürününü daha güvenli koşullarda pazarlayabileceğini ifade etti.

“Çiftçiye ayrılan kaynak siyasi tercihi gösteriyor”

Kooperatiflerin kamu bankaları üzerinden düşük maliyetli ve uzun vadeli finansmana erişmesi gerektiğini belirten Sarıbal, mazot, gübre, tohum ve tarım ilacı gibi temel girdilerde daha güçlü destek mekanizmaları kurulmasını istedi.

CHP’li Türeli: Üniversiteliler barınma ve geçim kriziyle karşı karşıya
CHP’li Türeli: Üniversiteliler barınma ve geçim kriziyle karşı karşıya
İçeriği Görüntüle

Sarıbal, iktidarın faiz ödemeleri için yaklaşık 3 trilyon dolar kaynak kullandığını, çiftçiye verilen desteğin ise 168 milyar TL düzeyinde kaldığını ileri sürdü. Bu tabloyu siyasi bir tercih olarak değerlendiren Sarıbal, üreticinin sürekli borçlanmaya itilerek tarımın sürdürülemeyeceğini savundu.

Mısır üretiminde ithalata dikkat çekti

Türkiye'nin yıllık mısır tüketiminin yaklaşık 10,5-11 milyon ton seviyesinde olduğunu ifade eden Sarıbal, buna rağmen Türkiye’nin mısır ithal ettiğine dikkat çekti.

Sorunun üretim kapasitesinden çok tarım politikalarındaki belirsizlik olduğunu savunan Sarıbal, çiftçiye ekim aşamasından itibaren güvence sağlanması gerektiğini söyledi. Planlama ve destekleme politikalarının doğru uygulanması halinde Türkiye'nin hem mısırda hem de ayçiçeğinde kendi ihtiyacını karşılayabilecek üretim potansiyeline sahip olduğunu belirtti.

Domates üreticileri üzerinden Ticaret Bakanlığı’na eleştiri

Sarıbal, bir üreticinin domateslerini toprağa dökmesi sonrasında Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamayı da eleştirdi. Bakanlığın piyasanın düzenli işlemesine yönelik denetim vurgusunun çiftçinin yaşadığı temel sorunları çözmediğini savunan Sarıbal, üretim sürecinin sahadaki gerçekler dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Hasat döneminde günlük on binlerce ton domatesin piyasaya çıktığını hatırlatan Sarıbal, sanayinin işleme kapasitesi ile üretim miktarı arasındaki ilişkinin göz önünde bulundurulmasını istedi. Ürünlerde yüzde 25-30 seviyesinde fire gerekçesiyle yapılan uygulamalara da tepki gösterdi.

Gıda güvenliği ve üretimin devamlılığı vurgusu

Tarımın yalnızca çiftçilerin ekonomik durumu açısından değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Sarıbal, konunun aynı zamanda gıda güvenliği ve ülkenin üretim kapasitesiyle ilgili olduğunu söyledi.

Üreticinin zarar etmesi ve artan borçları nedeniyle tarımdan uzaklaşmasının kırsaldan kente göçü hızlandırabileceğini belirten Sarıbal, çiftçinin toprağını satmak zorunda kalmasının uzun vadede ülkenin gıda egemenliğini de riske atacağını savundu.

Sarıbal, tarımsal üretimin devam edebilmesi için çiftçinin maliyetlerinin düşürülmesi, ürün fiyatlarının üreticiyi koruyacak seviyede belirlenmesi ve kamu desteklerinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek CHP’nin üreticinin yanında olmayı sürdüreceğini söyledi.

Kaynak: ANKA