İlke TV'de nSevda Çetinkaya ile Kocaeli 1 No'lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndagörüşmeyapan Yüksekdağ, gelinen aşamanın kendiliğinden ortaya çıkmadığını; arkasında çok büyük bedeller ödenmiş bir mücadele olduğunu söyledi. Yüksekdağ, yasanın kapsamına dair gelen eleştirileri değerlendirdi:
“Adı çerçeve ama dar bir çerçeve. Kim istemez bunun daha geniş, daha kapsayıcı olmasını? Dün geçti elime metin ve okuduğumda ‘yine güvenlik kaygısıyla yazılmış bir metinle karşı karşıyayım’ dedim. Suç ve ceza kavramlarının içinden barışa yol arayan bir metin.
Asla unutulmaması gereken bir şey var ama. Kürt meselesi Türkiye’de ilk kez doğrudan bir yasal düzenlemenin konusu haline geldi, tarihi bir eşik bu. 1921 Anayasası belgeleri ve o dönem Kürtleri inkar etmeyen anlayışın terk edilmesinden 100 yıl sonra bugün Kürtleri hukuk içine almanın yolunu açacak bir yasal bir düzenlemeyi konuşuyoruz.”
"Bakan Gürlek, 'Demirtaş yasadan yararlanamayacak' dedi mi?" tartışması
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in AKP MKYK toplantısında TBMM’ye sunulan çerçeve yasa ile ilgili bilgi verirken Demirtaş'ın düzenlemelerden yararlanamayacağını söylediğini iddia etmişti. Ancak hem DEM Parti’ye yakın kaynaklar, hem de meclis kaynakları iddiaların doğru olmadığı yönünde konuştu. Yasa kapsamının Demirtaş ve Yüksekdağ'ın yargılandığı davalar için istisna uygulayıp uygulamayacağının belirlenmesi için henüz erken olduğu da düşünüldü.
Yüksekdağ, çerçeve yasanın komisyona teklifinden bugüne en çok tartışılan konulardan biri olan Demirtaş'ın ile kendisinin tahliye edilmesi ve siyasi yasaklarının kalkması ihtimali hakkında şu ifadelere yer verdi:
“Tahliye beklentim var mı sorunuza belki şöyle cevap verebilirim. Bizler zaten haksız ve hukuksuz yere içerdeyiz siyasi faaliyetlerimizden yargılandık ve ceza aldık. Benim hakkımda da Selahattin Demirtaş hakkında da AİHM kararları var. Çerçeve yasaya gerek yok ki bizim özgürlüğümüz için. Ama bu çerçeve yasanın benim de Selahattin beyin de haksız yere cezaevinde tutulan siyasi mahpusların tahliyesinden çok daha büyük ve tarihi bir anlamı var.”
Muhalefetin sürece yaklaşımı hakkında fikirlerini paylaşan Yüksekdağ,“Demokratik siyaset ve sol sosyalistler hareketler, her şeye rağmen çözümsüzlüğü değil çözümü savunmalı. Demokrasi cephesini zayıflatmayı değil, her adımda ve her eşikte onu nasıl güçlendirebileceğimizin yollarını aramalıyız" dedi.




